Wednesday, May 17, 2023

Bandh Called By CPI (Maoist) Affects Road Traffic In 7 Districts Of Odisha State


Khordha District, May 15, 2023:
The bandh call by the CPI (Maoist) in seven districts of Odisha state over their 12-point charter of demands saw road traffic being affected with the Maoists erecting blockades by felling trees at several places, including Pankalguri near Hanumantpur under Chandrapur block in Rayagada district on Monday.

Posters and banners, alleging that underprivileged individuals in the state are being denied access to essential services such as education, healthcare, and housing, were also found at Chandrapur and Basadhara-Ghumusur-Nagavali blocks.

In an audio release on Friday, the Maoist party announced that it would enforce a bandh in Rayagada, Kandhamal, Ganjam, Kalahandi, Boudh, Gajapati and Nayagarh districts to press its demands. However, essential services including hospital, ambulances, medical stores and examination centres would be exempted from the bandh, it added.

The Maoists demands included allotment of houses to deserving beneficiaries under PM Awas Yojana or Biju Awas Yojana in 6 months, free supply of oil, dal, salt along with PDS rice, construction of roads, drinking water supply and power connection to all villages and construction of hospitals in every panchayat.

Stating that education has been most neglected in the backward areas of these districts, the Maoists demanded establishment of Adarsh Schools in every panchayat, reopening of the schools closed for lack of sufficient number of students, appointment of teachers in vacant posts and monthly scholarship of Rs 3,000 to tribal students.

Highlighting the unemployment problems in the area, the Maoists demanded payment of monthly unemployment allowance of Rs 3,000. Besides this, increasing the old age and widow pension to Rs 3,000 was also demanded by them.

France en lutte - Incidents à Pau lors d’une manifestation pour les retraites

France:

Des heurts se sont produits au moment où 150 à 200 manifestants ont souhaité pénétrer sur le circuit urbain du Grand Prix de Pau pour faire entendre leur opposition à la loi sur les retraites. La police a immédiatement barré la route et des heurts ont éclaté entre les policiers et les premiers rangs tentant de forcer le passage. Après quelques minutes de confusion, la police a fait usage de gaz lacrymogènes qui ont touché militants mais aussi spectateurs. Un groupe d’une cinquantaine de militants s’est rendu vers l’autre entrée au secteur fermé du Grand Prix, mais n’ont pas tenté de forcer le nouveau barrage de police qui se dressait face à eux. Finalement, des manifestants sont parvenus à emprunter des escaliers qui menaient à un paddock en contournant deux agents de sécurité de la course. Les policiers ont été mobilisés afin d’appréhender ces derniers manifestants, mais ils n’ont procédé à aucune interpellation.


Iran: Toujours la résistance populaire contre le régime et ses forces répressives

info secours rouge


Des jeunes rebelles ont mené dix attaques incendiaires rien que le le 12 mai 2023. Trois bases répressives de la milice Bassidj ont été attaquées au cocktail Molotov à Téhéran, Ispahan et Manodjan Kerman, un centre de propagande, une fondation et le bureau de l’Imam de vendredi de la ville de Mohammadyeh à Qazvin qui représente Khameneï dans cette ville ont aussi été incendiés. En outre, des affiches portant les portraits de Khamenei, de Khomeiny ou de Qassem Soleimani ont été incendiées à Machad, Chiraz, Arak et Sangar Guilan. En outre, les habitants de Zahedan sont de nouveau descendus dans la rue vendredi. Les manifestants ont scandé « à bas Khamenei », « Honte à toi Khamenei, quitte le pays », « Bassidj et pasdaran, c’est vous notre Daech », « Les mollahs doivent décamper »,  « Mort à l’oppresseur, qu’il soit le chah ou le Guide (Khamenei), » etc.

Monday, May 15, 2023

PCm Italy - the Marxist formation of the workers' avant-gardes develops and advances in the Italian factories


 

Partizan -COMMUNIST LEADER İBRAHİM KAYPAKKAYA REMEMBERED IN ZURICH ON THE 50TH ANNIVERSARY OF HIS MURDER


 

Avrupa Partizan tarafından TKP/ML’nin kurucusu ve kuramcısı komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın katledilişinin 50. Yılında anma etkinlikleri örgütlendi.

Yapılan anma etkinliklerinden biri de 13 Mayıs Cumartesi günü İsviçre’nin Zürih kentinde gerçekleştirildi.

Zürih Stauffacherplatzda gerçekleşen etkinlikte, meydana çadır kuruldu. “Katledilişinin 50. Yılında Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Ölümsüzdür!” sloganlı Almanca büyük poster, TKP/ML imzalı Almanca, Kürtçe ve Türkçe “Katledilişinin 50 Yılında Çizdiği Kızıl Güzergahla Demokratik Halk Devrimi Mücadelemizde Yaşıyor, Savaşıyor!” sloganlı pankartın yanısıra Partizan imzalı “Katledilişinin 50 Yılında Örnek Bize Cesaretin!” sloganlı Türkçe pankartı ve Partizan bayraklarıyla alan süslendi.

Anma etkinlik saat 15.00’de yapılan açılış konuşması ile başladı. Yapılan konuşmada; “Değerli dostlar, yoldaşlar, faşist diktatörlük tarafından Diyarbakır Zindanlarında 90 gün süren ağır işkenceler sonucunda katledilen komünist önder İbrahim Kaypakkaya yoldaşı andığımız etkinliğimize hoşgeldiniz, sizleri Partizan olarak selamlıyoruz” denilerek başlayan konuşmada “Mayıs ayı katliamlar ayı olarak olarak bilinir. Dersim katliamının yıl dönümü 4 Mayıs olarak anılmaktadır. 6 Mayıs 1972 Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden  Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan asılarak şehit düştüler. 31 Mayıs 1971 günü Sinan Cemgil, Alparslan Özdoğan, Kadir Manga Nurhak’ta ölümsüzleştiler. 12 Eylül Askeri Faşist Cuntasının’nın iradeyi kırma, sindirme, tasfiye ve teslim alma saldırısına karşı Ferhat KURTAY, Eşref ANYIK, Mehmet ZENGİN ve Necati ÖNER 17 Mayıs 1982’de bedenlerini ateşe verip ölümsüzleştiler.  Yine Kurt Ulusal Hareketinin önderlerinden Haki KARER 18 Mayıs 1977’de Dilok’ta katledildi.

Adlarını burada sayamayacağımız binlerce devrimci, komünist ve yurtsever Mayıs ayı içinde yaşamını yitirdi” denilerek önder yoldaş İbrahim Kaypakkaya şahsında demokratik halk devrimi, sosyalizm ve komünizm davası uğruna mücadele ederken yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşuyla devam etti.

Ardından Partizan adına yapılan konuşmada “Şan ve Şeref Olsun Partimizin Kurucusu ve Kuramcısı Komünist Önder İbrahim KAYPAKKAYA’ya” diye başlayan konuşmada, “1960’ların sonunda, devrimci gençlik kabarışı başlamış, peşi sıra tüm ülkede sınıf mücadelesi yükselmiş, devrimin olanaklarının ve örgütlenmesinin arayışına girilmişti. Bu süreç 12 Mart 1971 Askeri Muhtırasının faşist saldırısı ile ablukaya alındı, yok edilmeye çalışıldı. İşte partimiz TKP/ML, böylesi bir sürecin içinde 24 Nisan 1972’de kuruluşunu ilan etmiştir.” Denilerek “Komünist bir öncünün ülke topraklarında teorik bir bütünlükle, programla ve hiç kuşkusuz net bir hamleyle ortaya çıkmasına dair koşullar bu durgunluğun, kaçkınlığın, reformist hayalciliğin, maceracı çizgilerin bir yadsıması olarak olgunlaşma zemini bulmuştur. Nisan 1972’de sınıf mücadelesinin durgunluğu, patron-ağa rejiminin kudurganlığının arttığı koşullarda Komünist Önder İbrahim KAYPAKKAYA önderliğinde enternasyonal proletaryanın bilimsel ideolojisini donanmış partimiz TKP/ML tarih sahnesine çıkmıştır.”

“Partinin kuruluşunun ilan edilmesine paralel olarak Halk Savaşını ilan etmiş, devrimci durumun verili koşullarda sunduğu olanakları silahlara dayanmaksızın bir Komünist Partinin bizim gibi ülkelerde komünist niteliğini kazanamayacağının bilinciyle hareket etmiştir.”, “İbrahim yoldaş, Başkan Mao önderliğindeki Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin işçi sınıfının bağımsız yönelim ve tutumuna dair açtığı yeni ufuk ve perspektifle şekil almıştır.”, “Tam 51 yıldır en zor şartlarda bu komünist hattı hem koruyacak hem güçlendirecek, devrimimizin sorumluluklarını ilerletecek savaş çizgisi yaşatılmıştır. Partimiz, Uzun Süreli Halk Savaşı çizgisinde dört genel sekreter, onlarca merkez komite üyesi, yüzlerce savaşçısını ölümsüzler kervanına katarak devrim yürüyüşünü sürdürmüştür.”

“51. kavga yılımızda, zorlu ve büyük saldırganlığın ortasında boy vererek ortaya çıkan partimizin deneyimi her türlü zorluğu aşma iradesini omuzlarımıza yüklemiştir.”, “Halk Savaşı ile zafer kazanmaya dair tutumumuz, bu savaşı yükseltme ve halkla birleştirerek ilerletme anlayışımız ise asla sarsılmayacaktır. Devrimimiz Demokratik Halk Devrimi, savaş stratejimiz ise Halk Savaşıdır. Marksizm-Leninizm-Maoizm’in ışıklı yolu sorunları aşmamıza, zayıflığı güce çevirmemize, devrimin görevleri karşısında doğru konumlanmamıza rehber olmaya devam ediyor.” denildi. Konuşma esnasında kitle tarafından sık sık “Önderimiz İbrahim İbrahim Kaypakkaya”, “Yaşasın partimiz TKP/ML, Halk Ordusu TİKKO, TMLGB!” sloganları haykırıldı.

Anma etkinliğine devrimci ve demokratik kurumlardan Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği, Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu, MLKP, MKP, Devrimci Cephe ve Öncü Partizan’da katılarak destek verdi. Etkinlikte Devrimci Cephe bir konuşma gerçekleştirdi. Yapılan konuşmada “Kaypakkaya bize direnmeyi, savaşmayı ve cüreti öğretti. Kaypakkaya yine Türkiye’de faşizmin sürekliliği ve buna paralen her türlü reformizme, parlamenterizme meydan okumak” olduğu ifade ederek Kaypakkaya şahsında devrim ve komünizm şehitleri aldı. Konuşmanın ardından kitle tarafından “Yaşasın Devrimci Dayanışma” sloganları atıldı.


Brasil - Exército ianque na Amazônia- a nova democracia


Editorial semanal – Um crime de alta traição nacional


Foi divulgado, no início do mês, um novo treinamento militar na Amazônia com tropas do imperialismo norte-americano (ianque). O exercício, chamado “CORE 23” (Combined Operation and Rotation Exercise), ocorrerá em outubro e novembro, nos estados do Pará e Amapá. Seu pretenso objetivo é “desenvolver liderança e aprimorar as habilidades técnicas” das tropas envolvidas. Caberia perguntar: por qual razão esses exercícios, para “mútuo desenvolvimento da técnica” com tropas ianques, só acontecem em território nacional, mais precisamente, em territórios estratégicos, como a Amazônia?

Mesmo entre militares brasileiros, há opiniões divergentes. Robinson Farinazzo, oficial da reserva da Marinha, opina o sabido por todos: tais exercícios não favorecem o País. “As relações bilaterais militares precisam ter o mínimo de reciprocidade. As autoridades brasileiras deveriam explicar por que o país permite que os Estados Unidos realizem exercícios no nosso território sem pedir nada em troca. Tivemos recentemente voos de espionagem realizados pelo EUA sobrevoando o nosso litoral, duas vezes. Que aliado militar é esse que nos espiona?”, afirmou ao Sputnik.

Por que diabos o Alto Comando das Forças Armadas, que arrota patrioteirismo por todos os lados, comporta-se como cão obediente das Forças Armadas ianques? Por que o atual governo permite que seja o Brasil colocado nesse ultrajante papel?

Toda a verborragia de defesa da Amazônia ou da integridade territorial dessas Forças Armadas reacionárias brasileiras revela-se, uma vez mais, uma pantomima. A permissão e colaboração com tropas ianques no País é crime de alta traição nacional! Nada de estranho, afinal, o designo dessas Forças Armadas é ser um ferrolho contrarrevolucionário para manter a velha ordem interna de exploração e opressão; Alto Comando sabujo de tropa domesticada, especializada em genocídio à luta popular, muito especialmente à luta democrático-revolucionária do povo que por séculos foi esmagada a ferro, fogo e sangue. São, as Forças Armadas reacionárias, forças auxiliares das tropas ianques, na prática, tropas de sua ocupação. Eis porque permitem, aqui, presença ianque: para assessorá-los na tentativa de conjurar a sublevação das massas, em especial, da luta pela terra, a Revolução Agrária, e nisso contam com o beneplácito dos governos de turno, entre os quais os do oportunismo eleitoreiro, pela quarta vez.

Sunday, May 14, 2023

after May DayJoint Declaration - for debate - Revolucion Obrera - Colombia

por


Este Primero de Mayo, día en que nuevamente el ejército mundial de la clase obrera rindió homenaje a los mártires de Chicago, pasó revista a sus filas y percibió el estado de conciencia y de organización de sus fuerzas llamadas a encabezar el asalto a la fortaleza del poder capitalista; como dirigentes de este gran movimiento social los comunistas, necesitan hacer el balance para hacer consciente el estado de su ejército y trazar las tareas correspondientes para acercar el triunfo de la Revolución Proletaria Mundial.

Este año, fueron grandes las manifestaciones alrededor del mundo. En los 5 continentes, los destacamentos proletarios levantaron las banderas de lucha contra la explotación capitalista, contra la carestía, por empleo, contra las reformas antiobreras, contra el militarismo… destacando nuevamente la creciente marejada revolucionaria que espontáneamente se abre paso, en busca de una transformación radical del mundo, que solo puede ser el establecimiento del socialismo como única salida a las crisis (económica, social, sanitaria, ambiental…) y a los preparativos de una nueva guerra de rapiña imperialista.

Este año nuevamente, fue una demostración de la fuerza poderosa de la clase obrera mundial, cuya lucha espontánea tiende a romper las cadenas de la explotación asalariada y la dominación imperialista, incluso en los países donde el reformismo se encuentra gobernando como en Brasil, Colombia, Chile y Bolivia. Fuerza, que deja al descubierto la debilidad de los comunistas y su impotencia política para dirigir ese ejército en pie de lucha, que ahora hace trastabillar al gobierno de Macron en Francia y trastorna el orden burgués en todos los países.

Qué gran demostración de unidad y fraternidad alrededor de unas mismas banderas contra los comunes enemigos del proletariado y los pueblos del mundo, y qué gran contraste frente a la ausencia del destacamento de vanguardia de la clase obrera, de su Partido político independiente en la mayoría de países y de su organización internacional, necesarios para que el proletariado pueda llevar a cabo su misión de destruir el viejo mundo capitalista y construir el nuevo mundo socialista, como ahora lo hacen los pueblos de la India y Filipinas, donde partidos comunistas marxistas leninistas maoístas dirigen la Guerra Popular que está haciendo surgir el nuevo Poder de los obreros y campesinos.

El avance de las guerras populares en curso dirigidas por los maoístas, el surgimiento de nuevas organizaciones marxistas leninistas maoístas en varios países, el contenido revolucionario de los mensajes y declaraciones este año, la actuación revolucionaria en las manifestaciones en lucha contra las corrientes burguesas y oportunistas, disputando la dirección del movimiento, son motivo de alegría para los obreros conscientes y la intelectualidad revolucionaria; por cuanto muestran la vitalidad de los comunistas y corresponden al ascenso de la revolución. Sin embargo, frente a las condiciones de descomposición y avanzado estado de agonía del capitalismo imperialista y a la rebelión creciente de las masas persiste la gran debilidad de los comunistas; una situación que no puede resolverse con frases triunfalistas y pensando con los deseos, sino aceptando la realidad y disponiéndose a transformarla conscientemente.

Una demostración de esa debilidad se vio nuevamente en las dos principales declaraciones de los comunistas revolucionarios que circularon en varios países e idiomas: una, la de la Liga Comunista Internacional (LCI), y la otra, firmada por 15 Partidos y Organizaciones de 13 países. Es una realidad que el surgimiento de la LCI a finales del año pasado no significa la unidad de los marxistas leninistas maoístas, como imaginan algunos camaradas, sino la formalización de la escisión. En los hechos, la fundación de la LCI es un rechazo a la existencia de una base general de unidad entre los marxistas leninistas maoístas e independiente de los deseos de algunos de sus afiliados, es un instrumento para pretender imponerle al Movimiento Comunista Internacional la plataforma “izquierdista”, dogmática y sectaria de un matiz afín al llamado “pensamiento Gonzalo”; una plataforma que ha sido criticada por varios Partidos y Organizaciones demostrando sus errores ideológicos y políticos, así como criticado los métodos y prácticas erróneos de sus principales impulsores. 1 Una situación que impone la necesidad de continuar desarrollando la lucha teórica para ir al fondo demostrando la esencia de sus errores y desnudar la naturaleza no proletaria de tales posiciones, utilizando el método unidad-lucha-Unidad. Este es el camino para alcanzar un nivel superior de unidad en una verdadera Conferencia Internacional Unificada que sea en realidad un paso adelante en la construcción de la nueva Internacional Comunista que exigen estos convulsionados tiempos.

Esa es una tarea que no puede ir separada de construir, reconstruir y fortalecer los verdaderos partidos comunistas en cada país, de avanzar en la construcción del Ejército Popular y la construcción del frente de las clases revolucionarias de acuerdo a las condiciones concretas de cada país; tareas a su vez indesligables de la lucha común contra la embestida ideológica reaccionaria, de la lucha contra el revisionismo y el oportunismo en general, de la movilización contra las guerras imperialistas y la amenaza de guerra mundial, en solidaridad con las luchas de los proletarios y pueblos del mundo, en apoyo a las guerras populares y en las acciones comunes que contribuyan a organizar y dirigir el movimiento revolucionario de las masas encaminado a derrocar mediante la Guerra Popular el poder del capital en los distintos países, como lo expresa la Declaración Internacional Conjunta ¡Primero de Mayo contra el imperialismo, la reacción, la miseria y la guerra; por la revolución proletaria y socialista en todo el mundo! Firmada por 15 Partidos y Organizaciones para la fecha, entre ellos por la Unión Obrera Comunista (mlm):

Unir y coordinar esfuerzos en todos los países para impulsar la lucha revolucionaria de los ejércitos proletarios y de las masas populares contra el despliegue de tropas y armas para las guerras imperialistas, guerras reaccionarias, las guerras injustas; 
Hacer frente común con todas las fuerzas revolucionarias, anti-imperialistas, genuinamente democráticas, que se oponen a la guerra y al apoyo militar de los regímenes lacayos a sus amos imperialistas en todo el mundo, especialmente en los países semi-coloniales/semi-feudales; 
Rechazar y desenmascarar a las fuerzas socialdemócratas, reformistas y oportunistas que a veces, en nombre del proletariado y del pueblo, apoyan una de las facciones imperialistas, todas enemigas mortales de los oprimidos y explotados del mundo;
Intensificar la lucha de clases, fortalecer los instrumentos de resistencia y defensa de los trabajadores, los auténticos sindicatos de clase, es decir los que organizan las luchas obreras en las fábricas, en los sectores de mayor explotación, en las nuevas realidades del trabajo asalariado;
Intensificar las luchas revolucionarias contra la opresión nacional y el apoyo a estas luchas en los países imperialistas;
Apoyar las grandes luchas de las masas campesinas por la tierra para quién la trabaja; 
Desarrollar las revueltas y luchas de las mujeres en el mundo como parte del movimiento proletario revolucionario, contra la discriminación, la desigualdad, los feminicidios y las violaciones, la negación del derecho al aborto, la doble opresión de una moderna Edad Media en los países imperialistas y de la servidumbre feudal en los países oprimidos por el imperialismo; 
Intensificar la lucha militante contra el fascismo y el racismo, organizando, particularmente en los países imperialistas, la lucha de los migrantes por la acogida, el derecho de asilo, la libertad de circulación, el derecho al trabajo, al salario, a la vivienda, contra las matanzas en el mar y en tierra; Apoyarse en la rebelión de las masas juveniles para organizarlas como primera línea de la lucha revolucionaria contra el Estado burgués; 
Luchar para la liberación de los presos políticos y de todos nuestros hermanos y hermanas de clase cautivos en las cárceles del imperialismo y de los regímenes reaccionarios
.

Tal es el balance que deja este Primero de Mayo al pasar revista a nuestras filas, pero también el programa de acción inmediato que corresponde a la situación objetiva; el cual permite avanzar en la lucha por construir en el fragor de la lucha revolucionaria, los instrumentos estratégicos imprescindibles para hacer posible el triunfo de la Revolución Proletaria Mundial.

Comité Ejecutivo – Unión Obrera Comunista (mlm)
Mayo 10 de 2023

1 Ver: El “izquierdismo” y la lucha por la unidad de los comunistas, 
revista Negación de la Negación No. 6, de diciembre 2022, Unión Obrera Comunista (mlm). 
Ver: Revista Internacional Marxista Leninista Maoísta Lucha de Dos Líneas 
No. 1, diciembre 2022