FAŞİST DİKTATÖRLÜĞÜN İŞGAL SALDIRISINA KARŞI TÜM GÜCÜMÜZLE KARŞI KOYALIM, DİRENİŞİ YÜKSELTELİM!
Türkiye Kürdistanı’nda Kürt ulusuna yönelik soykırım düzeyinde katliamlar gerçekleştiren Faşist Türk Devleti, bu faşist ve katliamcı geleneğini kendi sınırları dışına taşırarak, Suriye Kürdistanı, Rojava`ya işgalci saldırıya başladı. İşgal saldırısı, Türk egemen sınıflarının bütün faşist ve gerici kliklerince desteklenerek Kürt ulusunun varlığına ve Kürt ulusunun her türlü kazanımına karşı saldırganlığa dönüştü.
Faşist diktatörlük güçleri, Suriye’deki Kürt kazanımlarını yok etmek istemektedir. IŞİD vb. islamcı çetelerin beceremediği ve Kürt ulusu başta olmak üzere Suriye halkının büyük bir özveri, direniş ve fedakarlıklarla yarattığı değerler, kazanılan mevziler yok edilmek, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkı alçakça bir savaşla engellenmek, Kürtler yeni bir katliamdan geçirilmek istenmektedir.
Türkiye egemen sınıfları cephesinde, Kürtlerin kazanımlarını yok etmek noktasında her zaman olduğu gibi bugün de bir hemfikirlik mevcuttur. Faşist diktatörlük kanlı bir sürecin seferberliği içerisinde Suriye sınırları içerisinde yer alan Kürt bölgeleri başta olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye’yi işgal etmek için tüm hazırlıklarını yapmış, emperyalist efendilerinden gerekli izinleri de almış görünmektedir. Emperyalistlerin bu tavrı, komünistler açısından şaşırtıcı değildir. Yaşanan gelişmeler emperyalistlerin karakterine uygundur. Emperyalistler ezilen halkların dostu olmamıştır ve olamaz da. Emperyalistler ezilenlerin tarafını tutmaz ve tutmayacaktır. Bu dün de böyleydi, bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır.
İlhak ve işgal edilen topraklarda yaşayan ezilen ve sömürülen halkların geleceği ancak ve ancak komünist ve devrimci güçlerin emperyalizme ve her türden gericiliğe karşı koyuşlarıyla olanaklıdır. Bunun başka bir yolu yoktur. Sınıflar mücadelesinin acımasız gerçek tarihi ikinci bir yol sunmaz.
Bizler, işgal karşıtı haklı bir savaş yürütecek olan Suriye’nin direnişçi güçleriyle dayanışmak, faşist diktatörlüğün işgal ve imha saldırganlığını bozguna uğratmak ve kaçınılmaz sonlarına daha hızlı yaklaşmalarını sağlamak için hayatın her alanında dost ve müttefik güçlerle ortak eylemlilikler ve direnişler örgütlemek zorundayız. Faşist Türk Devletinin işgal saldırganlığına karşı koymak, her alanda direniş mevzileri oluşturmak, başta Kürt ulusu olmak üzere Suriye halkının işgale karşı duran bileşenleriyle dayanışma içerisinde bulunmak sınıflar mücadelesi gerçekliğinin omuzlarımıza yüklediği bir görevdir.
Dünyanın hangi köşesinde olursa olsun emperyalistler ve gerici egemen sınıfların saldırganlığını kendimize yönelik saldırganlığın bir parçası olarak görmek, haksız savaşlara karşı durmak, haklı savaşların meşruluğunu haykırmak her şeyden önce komünistlerin sorumluluğundadır. Duruşumuz bu sınıf bilinci ve kararlılığı üzerinden gerçekleşmelidir.
Suriye halkının ilerici, devrimci ve işgal karşıtı güçleri Faşist Türk devletinin işgal heveslerini kursaklarında bırakacak güç ve iradeye sahiptirler. Bu iradeyi sahiplenelim.
KAHROLSUN FAŞİST TÜRK DEVLETİNİN İŞGAL, İLHAK VE KATLİAM POLİTİKALARI!
YAŞASIN KÜRT ULUSUNUN KENDİ KADERİNİ TAYİN HAKKI!
KÜRT ULUSUNUN KAZANIMLARINI KORUMAK İÇİN HER ALANDA MÜCADELEYE!
ÖZGÜRLÜK; EMPERYALİZME, FAŞİZME VE HER TÜRDEN GERİCİLİĞE KARŞI MÜCADELE İLE KAZANILIR!
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ / MARKSİST LENİNİST- YURT DIŞI KOMİTESİ
09 Ekim 2019